Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 18 Temmuz 2019

Dargınlık / Kadirhan TÜRKOĞLU

 

 

 

O,gün yere düşmüş bir şiir kitabı buldum,
sonra kendimi,
ve bir kadın gördüm; esmer ay ışığı gibi;
beyaz kefeni geceye karşı çıplak
yıkanmış saçları,porselen sürahide
örülmüş saçları
ve üç beş ak saçlarında
kiralık bir evde, bir yığın düşü
bakışları dökülüyordu bir bir
iki kızı vardı bir oğlu,
tıpkı benim gibi…
düşünmek istemiyorum,
yoksa yine ölürüm.
ah ben böyle güzelmiyim,
ah ben bu kadar kederlimiyim,
ah ben böyle kolay
böyle dokunaklı
böyle aydınlık ve temizmiyim
hatrın içinde gizlenmiş unutkanlık,
iyi ki kızım kelebek olup uçmuş,
oğlum dağları vurmuş…
Uç kızım uç..
kaç git!
gömmesinler seni toprağıma,
o, gökyüzü senin,
özgürlüğün kanatların senin.
uçta git,git sen…
Bilme benle olan bitenleri,
düşünme beni!
yıkılma boş yere.
ardından başlar,kıyımlar
havasız kalır şehirler,
eşkiya bir sis kaplar;
oğlum vurur dağları
aslan oğlum,tunç bilekli oğlum
mavzer oğlum…

korkma kızım sen, uç korkma!..
Sende hep gül canım oğlum;
hep gül…
sen iyi bir oğlansın!
sen benim canımsın, canımsın sen!
sıkı tut gülüşünü.
benim kalbim kırk günlük çocuk,
kırk bir yerinden acı kundaklı,
tam bin doksan beş gün oldu
kemirir cesedimi yalnızlık,
olan olmuş bir kere,
bir gun silerler izimizi kainattan,
bir son da ben bulurum,
ölürüm takriben,
kimbilir bir ikindi vakte ısmarlandım,
kimbilir…
belki son defa çekilirim bir söğüt dibine,
ya da o söğüt dibinde çekilir gölgem,
belki son defa dinlerim ırmağın sesini,
belki son kez severim,sizi kendimi iyileri
sonra bir gün uyanırım iyi olmaktan,
dikilir içimin sökükleri bir bir ahirette
sonra hep birden haykırırız Allah’a;
Azrail hiç geç kalmadı,
Mikail ile doğduk,Mikail ile estik,
Mikail ile battık,
Kim dinledi ki Cebrail’i
Mikail ile ağladık biz,
Yetmedi ömrümüz israfil’e;
yetmeyecek!
o yer,o gökyüzü her şey senin Rabbim…
her şey senin …

insan kuru bir ağaç için ağlar mı?
ben ağlarım işte!
ağlarım anlıyormusun?
sen gül diye, sen yeşer diye!
biliyor musun?
benim Annem bulutlara benziyor,
senin ki de sabah güneşi,
sen de öyle dersin…
Belki de haklısın, belki de…
Ama hiç bir zaman unutma!
ruhumuzdur göğe tırmanan.
Anlatamam ki çok şeyi,anlatamam!
gözyaşı tadındadır çok şey.
sen susma kızım,sen susma oğlum;
Susmayın
yağmur toplayın,
güneş toplayın siz,
ilahi söyleyin siz,
aldanmayın gülüşlere,
ben petrol getirdim,onlara
kan getirdim
kadehleri hazır
başlarlar şimdi içmeye,
şerefinize ulan şerefinize
para getirdim
satılmış beyninize, etinize
için ulan için,yiyin ulan yiyin,
tüküreyim sümüklü tanrınıza,
tüküreyim kaotik dünyanıza
için ulan petrol getirdim,kan getirdim
için diyorum size
yiyin ulan yiyin, leş getirdim yiyin ulan
yiyin diyorum size…

Susmayın ki,
gömmesinler kuşları dudaklarınıza!
yoksa kanı kanla emzirirler,
bülbül’ü çıyanla besler
hırlatılar köpekleri,
şimdi vakit,
mavi patiskalar içinde
uzak hayaller kurmaktır
en mavilere…
Beni düşünmeyin,düşünmeyin beni!
belki ölme hakkımı kullanırım,
çok konuşmayayım en iyisi,
ağlamasın kuşlar,
gelincikler yuva yapacak aslan koylara,
ölüler oturacak dizlerimde,
pencereleri mi kaplayacak insan bedenler.

Yok gözlerimde uyku yok…
Duydum ki, o küçük komşu kızın saçlarını kesmişler…
Ah! canım yavrum nasıl üzüldüm! ne de güzeldi oysa,
dört yaprak yonca,beş kardeş yasemin…
O,Sana çok benziyor kızım,sana çok benziyor
sen hiç görmedin!
o bizim çitlembik ağacı da kurumuş.
hatırlarmısın o,tavşan uykuların olduğu kavak agaçlarını?
onları da kesmisler oğlum onları da…
o deli kuşların hepsi bulutların arkasına gizlenmiş…
insanlar zor,yaşamak zor,her şey zor…

şerefli bir yalnızlık bu,
çok kanadım ben,çok
baş koymayalı bir yastığa,mutlu mesut
günler bakir,günler bakire,
bir sülale Dargınlık,
hiç üşenmeden bir ilahi başlar içimde Peygamber kalpli,
Nurlanır düşlerim ay gibi,
nasıl desem ki,
işte şuralarda bir yerden başlıyor kimsesizlik,
sanki herşeyin ikincisi yenilgi,
ve sanki her pişmanlık biraz kaybedilmişlik,
dedim ya benim kalbim bir serçe
sarışın başladığım günler esmer bitti,
öptüm ne kadar yetim kalmış yürek varsa
Bu gece bir dağ bekçisi gönlüm
Bu gece dağ başları kadar yalnızım
Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir beyrut türküsü
Belki yüzümü ıslatmadan ağlamayı denerim,
olmadı ölme hakkımı kullanırım…

Kadirhan TÜRKOĞLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.