Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 18 Temmuz 2019

Bekleyiş

Kaç zamandır alacaklıyım yaşamaktan,
hani her borç kendi kalıntısında alın teri
ah bir bilsem nedir beni çocuklaştıran
şimdi hangi sularda oynarım ki?
ruhumun dar açılarında sonbahar dokunuşları
sanki hastayim ve nefesim yatakta
nicedir halim duman içinde
bir şarkıdır tutturdum dudaklarımda
bu kaçıncıdır koştuğum ben salıncaklara
nereden bilirdim,saçlarım kelebek yuvası
avuçlarım aç ülkelerin ekmeği
nereden bilirdim denizlere su taşıyanın gözlerim olduğunu
anlatsam bilmezsin granit küsleri
ki bazen maviler içinde yıldırım olur sersem sabahlarım
ben,kaç zamandır sen göğsünde fırtınalı gemi
alabolara olmuşluğum dünlerin hatıraları
bilmezsin sel çıldırışlarımı
hepsi bir yana:
senler kadar benler de tuhaflaşıyor
hani yağmurların bulutlara hakimiyeti
farkında değilsin ama,
sesimde bir kırlangıç yuva taşır sana
uyku kıyılarda büyüyorum
yarınların bitmeyen kavgalarında
anla ki; hayat bu.
Sen sev beni.
sev ki yol ışığa dönüşsün
gecenin kendisini açığa çıkardığı limanlarda
sen ben de yağmur kadar sevinçsin
sen yasa beni;
bende ki hıçkırıkların musikisine tanık ol
adımların yakınken son hecen de bile beni sayıkla.
Bak bana da,
kırılgan gövdem seni ezberlesin.
Ne zamandır giyindiğim yalnızlıklarda salkım salkım hüzün
kendime merhaba deyişim seni bulduğum
artık son bulsun kovalandığım yalnızlıklar
bir şey olsun ; o,ben olsun, sana beni sunduğum
ve sen olsun herkesten giden umudum…

Dünyaya bakıyorumda herkes kendi içinde yabancı
Neden böyleyim bilmiyorum.
Yaşlandım bilmezlikler ardında.
her şey hiç olurcasına tükenmiş
Ne görüyorsam gözlerim arkasına yaslı
kim uzanıyorsa bana,yağmur biliyorum
aklımda bir sen içinde başka bensizlikler
ve seni benden götüren kimliksizler .
şimdi yana yakıla bir mum altında söyleşi
çekmecemde duran sessiz tabanca
damarlarımda açık kovalayan kan
bir bekleyiş,bir kıyamet
bir tek duvarlar bilir inzivaları
pencerelerimde gezen eyvahlar
son sorgularin limanindan kalkmış
kan içmiş ayrılıklar …

ben bir zamanlar cocuk olmaya mahkum ölü idim.
ah! yazgı denen ne de derin bir gömü.
mezarlar icinde dolasan bir umut,
aşka büyüyen çiçekler,
şimdi gün batımına uyur güneş,
ve sabah…
gülümseyecek uzaklardan kim bilir,
bir tren dolusu güvercin beklemek
nereye konacak o tebessumu
simdi sevgilim bir yerde mavi,
ilikli saçları göğün rıhtımına
elbet kokusu tüter karşı süleyman dağlarda
benim kirpiklerim kırık
nicedir taşlar dururum, bir agaci ne bir yaprak,ne bir dal
nasil yasiyorum ben de bilmiyorum
icimde olanlar sanki benden daha evvel

Mümkünlük insanin yureginde degil mi
Canli ya da cansiz
Kalp ask icinde kendisi etmez mi
Şu sorulu sualli girdaplar içine sokulan pişmanlıklar
ellerimde yamalı yalnızlıklar,ıslanmış bakışlar
söylediğimiz söyleyeceklerimiz bakışlarımızda yeminli
ben senden öte yol,senden öte cennet bilmezdim
ki,senden başkası değildi sitemlerimin rüzgarda sallanışı
oysa biz avuçlarında eriyen zincirler bilirdik
tutsaklığın kör yamaçlarında
Affedebilir miyiz acıyı,acıları?
farkında mısın bilmem ama,
her şey çöl içinde ki gizemli muhabbette saklı
sanırım susamışım ben
şimdi hangi soylu sulara anlatırım ki
nasıl dindirilir taze baharlar
sen gelincik diplerde sere serpe
birazdan yürürsün gül sulara
güneş yalın ayak seninle
ama sensin adımın içindeki
benden başkası değil;odalar dolusu mektupların
sofralarında düş tokluğuna yaşayan
ne kadar acı değil mi,merhameti güldürmek
zaman endişelerin gardında nasıl da beddua
söylenenler kadar geriye gittiğimiz ve andıkça kayboluşlarda gezindiğimiz,

Sen, filizlenen toprağın yudumlarından aldın beni,
masum sevinçler türerken koynumda ,
ben ne kadar senim
ne kadar senle doluyum
hani tutkuları duvar saatinden çalmak gibi
az sonra kopacak diye kıyamet
hani keder desen kendinden geçmiş mahşer yeri,
hani bir yerde masallar saklıdır ya
seni merhamet diye anlatan
şu yorgun gözlerde dualar ne kadar da kalıcı
belki farkında değilsin ama
hala ismin kokuyor sokaklar
sana dair ne varsa hala aklımda
seni sevişim kendimden fazla
kim bilir yüzünden alıyor ilhami sabahlar
aslında hep sendin son sözü kalbime söyleten

Nasil desem ki nasil anlatsam seni sensiz edebilme miktarini
Her sey yalnizliktan turer de,
Sevmeler sevgilerde yalnizlasir
işte o yüzden ben çemberimi yaşamaktan yana çevirdim
hepsi bir yana
her kader kendi bildiğini toplar tatlım
her ölüm kendi yaşamından esinlenir
ben de senden esinlenmişim say
iste bende ki sen. Bu sensin gizlice
seni sen içinden sevmek her şeyden güzel
her şeyi sen bilmek
seni her şey içinde görmek
sonsuzluk…
Bu sonsuzlukluk ki güzelliğini gözlerime giydiren
mesela sana sarılarak ıslatmak kaderi
su bilmek seni
seni hayat
ne kadar coşkulu
içimde ne varsa sana benzeyen
hepsi seninle dost
işte bu yüzden aklimi oynatıyor kuşlar
ah serçem
yorgun güneşim
işte bu yüzdendir sende ki ışığa çıkışım
iste bu yüzdendir suya bakışım,
iste bu yüzden yosun kokuları içinde denizi tırmaladım
iste bu yüzden martılardan topladım gözlerini
kim bilir ben dolandım kestane saçlarına
kim bilir…

Şiir:Kadirhan Türkoğlu
Seslendirme: Kadirhan Türkoğlu / Asya Yılmaz

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.