Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 18 Temmuz 2019

Yanmayan Lambalar

Sen
sen kimbilir kimsin,kimdin kimler içinde kimlerle
anla ki seni senden başka engelleyen yoktur
hayatta ki en büyük rakibin
sen önünde bekleyen senlerindir.
Aslında bu bizi kuzeyden güneye kadar ele veren bir öykü
su dağların doğuya bakan tarafı kıyamettir tatlım
hem ne güzel kopuyoruz degil mi;
duasını ölüm ettiğimiz yeryüzünden.
Hem nedir seni bir başkası eden,
ne zaman bulur seni; içinin intizarına sızan kovalamaca?
varlıkların pencerelerinden el sallayan çocuk eller yorgun
şu ruhunun kış giyimleri ne de soğuk
her şey doğarken nasıl da çıplak
ki maskeni çıkarsan renk yangını
üzerine astığım bir dua
bilmem kaç ecele kefen biçer
vakit gecenin onu,
say ki ateş böceği,karanlığı ayıklayan
oysa sen,bir türlü yanamamış sönük lamba
ya da bir şiir dudaklarında kıvranan
ki sana koşturduğum rüzgarlar
sen içinde bitmeyen yollar bir yana
hangi kan davasına sattin ben yetimleri
izin verirsen anlatırım
gülüşünün ardında yıkılan nemrut sarayları
ah ben canım bu bizim ki,leyla mecnun saçmalığı
gözlerinden akan sahte kuş ayrılıkları
neydi mevsimin bilmedim
dökülüp dökülüp durdum.
canın cennete be kadın canın cennete…

Artık sıcaklar başladı,
herkes kendinden guzel
az önce yine bir kolelik basladi bitti
yine bir çoğalma partisi,başlarken veda sözleri
çoğunun tanrısı bedeninde
ama askin birazi seytanda emanet
ve cizilesi çölde ten renginde
daha çok sonbahara yakın
bitmeyecek yorgunluklarimiz,,,
hani kim nereden bilsin,elma denenin Havva
Havva’nın elma olduğunu
şimdi söylesin kalemler
konuşsun kitaplar ilmin zevk doruklarını
nasıl biteriz doğarak
ne de soysuz bir sorgu,
kim mum ışığında sevgili olmuş ki
kim kimin kokusunda müebbet
hangi adam hangi kadının saçlarını bahçe bilmiş
devirmeyin bahçıvan duruşlarımı
ben nicedir güllerden krızantem bictim
hangi adam hangi kadının etegine ovasını ekmiş ben gibi
ben senin nefesini atmosfer bilmedim mi
nicedir sen rüyalarda bir soykırım
anla ki diyeceklerim duvarda asılı bir resim
resim icinde boyalı bir çocuk
nice bakışlar ıslak avuçlarında
kaçımız katılliğe özentili
bu masumluğa yattığımız yarı yarı ölümler nereden
nerede hani uçurtma uçuran soylu rüzgar mutlulukları
bu kaçıncıdır bozulan oyunumuz

Ben ölümü temyize göndermişim
bu dava nefretin kendisine sunumu
büyüyen bir sevginin idamda ki yargısı
son celse de kendini imha eden bir umut
işte böyle…
işte bu;
sonlanan bir aşkın son düellosu.
hadi gül,gülebilirsen.
bilmem bu kacinci ambulans sirenlerine yakalanisim
hani kolay değildi fısıltılar içinde seni seslendirebilmek
her günün özeti;
seninle yaşadıklarımın uzantısı
dugum olmuş duygular bir gün elbet çözülür
işte aşk böyle bir şey
seninle yaşadıklarım
yaşayacaklarım içinde sana dönüşen .
hadi dokun dokunabilirsen hücrelerime
gözyaşı koltuk değneklerinde ne kadar hafif
işte böyle…
bu sonsuzluk kadar kısa
ölüm kadar uzun….

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.