Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 23 Ekim 2019

Cansın İstanbul

Dünya bir surat olsaydı sen bu suratta göz olurdun
Konuşsa her cisim farklı lisanı sen ortak söz olurdun
Aynı anne ve babadan olanlar üvey sen öz olurdun
Yetmiş milyonluk bedende bir cansın İstanbul.

Ey dilim ve kalemim İstanbul ismini sıkılmadan oku, bıkmadan yaz
Anlatılan güzelliklerin hepsi İstanbul’a eksik, hepsi İstanbul’a az

Yüce peygamber mübarek ağzıyla adını anıyor
Ne güzel bir anma ki bu Sultan Fatih’e yetiyor
Fatih Sultan İstanbul’u, İstanbul Sultan Fatihi çekiyor
Bakışınla Ay Yıldıza renk veren bir kansın İstanbul.

Dünya karanlık odalarda parsellense de dilim dilim
İstanbul dünde benim sevgilim bugünde benim sevgilim

Boğaz baştan aşağı sessizce süzülen bir can parçası
Çamlıca elinde ak gelinlik dokuyan nazlı gelin bohçası
Eyüp Sultan cennet bahçelerinin güzel bir parçası
Her vakit her öğün ağızda bir nansın İstanbul.

İstanbul gönüllere nazlı bir dilber
İstanbul adın bütün dertlere siper

Yaşanmış yaşanılan yaşanılacak yıllarda hep senin ismin
Yedi tepe üstünde mahremine bürünmüş bakıyor resmin
Tarih sahnesinde yoktur emsalin bulunmaz dengin
Tarihe canlı şahitlik etmekte bir ansın İstanbul.

İstanbul dünyalardan sakınılan göz bebek
İstanbul dualarda istenen ilk ve son dilek

Sonsuza dek karanlıklara saplanıp kalacak denilen şehir
Haliç yokuşlarında kuruldu karadan koca bir nehir
Atının beyaz yelesinden halka selam durur büyük sefir
Düşman kuvvetlerinin dilinde bir amansın İstanbul.

İstanbul duruşuyla başka bakışıyla başka
İstanbul tarihi surlarıyla düşürür aşka

Dünden bugüne taşkın sel misali akan ilim irfan yuvası
Yetmiş iki buçuk milletin gönlünde oldun yürek yarası
Sultan Ahmet’te sabah namazı emin önünde ekmek arası
Biçare dertlilerin derdine bir dermansın İstanbul.

İstanbul dünü bugünü yarınıyla bir beden
İstanbul bir gören vazgeçemez senden

Mavi gökler boğazının üstünde her gün seferi
Uçuşan martılar göklerinde gönüllü bir neferi
Ulubat’lı Hasan’ın bayrağı diktiği günden beri
Güneş ışıklarının bile kıskandığı bir sunasın İstanbul.

İstanbul sonsuzluk sayfasına yazılan Türkmen ili
İstanbul hak yolu Yunus misali sevginin eşsiz dili

Seni gördü yedi düvel hak istedi haddini bilmeyerek
Farklı dinlerde ve istemediğin dillerde adını söyleyerek
En güzel cevabı sen verdin Müslüman Türk’üm diyerek
Tarihe çağlar açtırıp kapayan bir zamansın İstanbul.

İstanbul kökleri Anadolu da koca bir çınar
İstanbul elinde altın tepsiyle huzur sunar

Saatler zamana zamansız vurur seninle tik tak
Kimsin nesin bilmek istersen Topkapı’ya bak
Ecdattan al duyguyu en büyük meşaleyi sen yak
Yoluna başların serildiği bir davasın İstanbul.

İstanbul kara sevdalılar sende gönlün eyler
İstanbul çalınan her şarkı bir tek seni söyler

Erol Kılıç

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.