Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 21 Eylül 2019

Seni çok sevdim

Bir çocuk düşerse ölür dünya,
Elinizden geliyorsa pamuk dikin,
Kimse acımasın,acıtmayın kimseyi
Fâhişeler de ana olur kötü düşünmeyin,
Öldükten sonra dûâ da yok,tövbe de,
Peşinen söyleyeyim,yalan çok kötü bir şey,
Mezardan kefen çalan o adamın bir bildiği vardı elbet,
Zan etmeyin hemen, her şeyi günâh sanmayın,
Adamlar para,kadınlar yatak değildir,
Ama,güzel kadınlar ömür uzatır,
Bazıları mavi renklidir dikkat edin onlara,
ellerini hiç bırakmayın,saçlarını sevin meselâ
Alışkanlık değildir yaşamak,
ve sevmek ilkel bir gelenek,
okumak ilâhî bir emirdir,
ama,
Benim, senin,onun yazabileceği,
bir şiir değildir nefes almak,

☆☆☆

Geçenlerde Erzincân’a giderken
dalları serçe dolu bir söğüt gördüm,
gözleri göğe kapanmış
altında kanat koklayan bir kadın,
geldiğim yerden bir haber getirdim dedim,
ve içinde şiir olan gümüş bir kova
içten içe seslendik ta içimizden,
ey yatakları kadınla dolu olanlar!
ey baldırına altın zil takan kadınlar!
günah getirdik size,ateş getirdik ateş
anlaşılan, günâh para etmiyordu,
korktu ve uçup gitti serçeler,
gittik dünyadan, sadece biz kaldık,
dinle beni dedi;
geçenlerde bir dilenciye banka,
bir köre harita verdim,
sana da bir yasemin vereceğim
ve yoldan geçen ilk kadına küpelerimi,
o,dilenci bu kadını sevsin,o kör bahçelerini eksin
biz de çerçi olup fâkir köylerde dolaşalım, olmaz mı dedi,

☆☆☆

sustum ben,bir gökkuşağı görmüştüm,bir melek
devam etti,
yine yoldan geçenler olur,
güzelliğimi mahallemde ki o çirkin kıza veririm belki,
fazladan eteklerimi adam sandıklarıma,
sonra bütün bildiğimiz küfürleri eder,
ezân okununca önce kalbimizi,sonra dudaklarımızı siler,
iki köyü ayıran duvarları yıkarız,
bekle burada gitme,
sevdim seni,
birazdan parfüm yüklü bir kervan geçer buradan
beni beklerken boş durma, bulutları sil,
karanlık çökmeden güneşi bağla bir yere dedi,
bekle burada gitme,
sevdim seni,

☆☆☆

Yine tek kaldım o tek başına gitti,
köye indim,camii’ye abdest,
Secdeler hep yeride duruyordu
aşkı anlattım gönüllere
gölgeleri suya,suyu susuzlara,
ağaçları dallara, dallara rüzgârı
rüzgâra kuşları,kuşlara uçmayı anlattım,
boş durmadım,
bir adam gördüm örümcek toplayan
ve bir çocuğa uykuyu anlattım,
uçurtma yapacağım,söz verip söz aldım
sakın küfür söyleme dedim,
ama beceremedim,güneşi bağlayamadım,
bir kedi bulur beslerim akşama,
kedi mırıldar,cırcırböcekleri de susmaz ise
bağışlar belki o kadın beni,

☆☆☆

Bitmişti işlerim o,kadın da geldi,
saksılara su verdim dedi,
atlara koşmayı,sığırlara süt verdim,
yeşile yeşil,maviye mavi,pembeye pembe katıp geldim,
yükünü aldım köprüde ki yaşlı eşeğin,
bütün sineklerini kovdum köyün,
o,bataklığa karanfil ektim,
yine de boş durmadım her adımda bir şiir okudum,
şu deli kargaya yeni bir kavak ağacı,yeni bir şarkı verdim,
becerirse eğer,
yılanlar köye inmez, kurbağalar boşu boşuna ötmez dedi,
boş durmadım yine de,
gelirken iki sevgili barıştırdım,
iki yabancıyı tanıştırdım,
bekle sen benimle gitme benden,
sevdim seni,
yol oldum gelirken,
ev oldum,bark oldum,gece oldum
biz oldum,aniden,
seni çok sevdim,gitme benden
ben de boş durmadım aşık oldum dedim
seni çok bekledim,ben de çok sevdim
ışık içelim biz seninle,
gel karanlıkta evlenelim dedim

Kadirhan TÜRKOĞLU
ღ…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.