Gümüşhane Şiir Sitemize hoşgeldiniz, 15 Aralık 2018

Yalnız Şehir

Yalnız Şehir

Asırlar, yapayalnız ve beyhûde asırlar…
Utancını duymuştu verilen bir müjdenin.
Bir devin yüreğine saplandıkça nasırlar
Tebessüm yer etmişti asık yüzünde senin.

Maverâdan yükseldi ismini yücelten ses;
İstanbul ah İstanbul; mukaddes mi mukaddes!

Kanadı yıllar boyu yüreğindeki yara,
Senin için ağladı şehitler mezarında!
Kışlar nasıl varırdı senden uzak bahara?
Sensiz bir ülke hiçti sultanın nazarında.

İstesem de bulamam cihanda sana bir eş.
Uğrunda dövünüyor, gece ay, gündüz güneş.

Sen yalnızsın İstanbul; yapayalnız ve üzgün,
Ben öksüz bir çocuğum yılların gölgesinde.
Sana ezelden râmdı; asır, sene, ay ve gün
Ben umudumu vurdum bir çift turna sesinde.

Asırlar boyu kiri taşısa da bir nehir
Sözünde duruyordu nihayet kutlu şehir!

Çeyrek asırlık ömrüm tanımaya yetmedi;
Sensiz geçen ömrümün hep bir yanı eksiktir!
Nicesini etti de bir seni yâr etmedi
Gönlüm… Sendeyken virân, sensiz kesik kesiktir!

Ekmeğim, suyum, aşım, yüreğimde cansın sen!
Asla tükenmeyecek ulvî heyecansın sen!

En şûh yapraklarımı silkeledim uğrunda!
Öyle sevdaydı ki bu, zehrin dermandı, baldı…
Feyzi gecende buldum, karihâyı sûrunda…
Nihayet ellerimde bir tutam saçın kaldı!

Nice yıllar bekledim vuslat bildiğim günü,
Sen bir meçhûl saysan da bağrındaki sürgünü.

Çatlasa da susuzluk uğruna dudaklarım
Ab-ı hayat bilmişim her damla gözyaşını!
Ruhumun en müstesna hanesinde saklarım
Başucuma dikseler o mücella taşını.

Ne yücedir ki şanın ey İstanbul ne yüce!
Yetişir mi sultana, aya çıksa da cüce!

Köksal Akar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.